İMAM-I GAZALİ HAZRETLERİNDEN
Şunu iyi bil ki, amelsiz ilim, insanı kurtaramaz. Bunu sana bir misal ile anlatayım:
Adamın biri dağda bir insana rastlasa, yanındaki silahları kullanmadıkça, arslanın pençesinde parçalanmaktan kurtulamaz. İşte tıpkı bunun gibi bir kimse, bildiği ilimlere uygub amel etmezse, ilimlerin ona hiçbir faydası olmaz.
Diğer bir misal: Bir doktor hastalansa, hastalığını teşhis edip ilacını da bilse, o ilacı kullanmadıkça, hastalığını hiçbir şekilde tedavi edemez.
Kısacası bir insan, bildiklerini fiilen tatbik etmedikçe en küçük bir netice alamaz. Keza insan çalışmayınca, yani Allah yolunda yürümedikçe ibadet etmiş olmaz ve sevap kazanamaz. Allah yolunda yürümek ise Peygamber Efendimiz(s.a.v)'e tabi olmak demektir. Sevgili Peygamberimiz'e tabi olmak demek ise, bütün sözlerini ve hareketlerine onun emirlerine ve yasaklarına uydurmak demektir. İbadetler bile, onun emrine uygun değilse, hiç kıymeti yoktur. Hatta insan öyle ibadetleri yapmakla sevap değil, günah kazanır. Mesela oruç tutmak, herkes bilir ki, ibadetlerin en kıymetlilerinden birisidir. Ama Ramazan Bayramı'nın birinci günü ve Kurban Bayramı'nın dört günü oruç tutmak haramdır. Çünkü yasak edilen günlerde ise sevap değil isyan olur.
Bunun gibi başkasından haksız şekilde alınarak giyilen bir elbise ile namaz kılmamalıdır. Aynı şekilde başkasının mülkünde mal sahibinin rızasını almadan namaz kılmamalıdır. Görüldüğü gibi namaz ve oruç gibi vesair ibadetler İslamiyet'in emirlerine uygun olarak yapılmadıkları zaman ibadet olmamaktadır.
Şu halde, ibadet İslamiyet'in emir ve yasaklarına uymak demektir. O halde Müslüman, bütün sözlerini ve işlerini de İslamiyet'in emirlerine uydurmalıdır.
0 yorum yazılmıştır